Geliri Düşük Olan Çiftçiye Bağ-Kur Borcu Çıkmaz

denetmen-bunyaminesenKonya’dan okurumuz Bilal Habeşi Emirdağlı soruyor: “Bünyamin bey, köyde babadan kalma tarlalar var. Onları ekip dikiyoruz. Birkaç tanede büyükbaş hayvan var. SSK bize borç çıkartmış, muhtar getirdi kağıdı. Bu borçtan kurtulmam mümkün mü? Fakir çiftçiye borç affı varmış, SGK borçları siliyormuş, doğru mu? Ben de üç beş kuruş

bile kenara koyamıyorum, durumumuz çok kötü, zaten tarlalar da çorak tarla. Ne yapmam lazım?”

Sayın okurum, tarımda kendi adına çalışan çiftçiler Bağ-Kur’lu sayılmakta ve bu suretle sosyal güvenceleri sağlanmakta.

Başkası adına değil kendi adına ve hesabına ekim dikim yapan çiftçiler Bağ-Kur’lu sayılıyor ve adlarına her ay tarım Bağ-Kur borcu çıkıyor.

Ama bunun bir istisnası var. Düşük gelirli çiftçilerin SGK’nın tanıdığı muafiyetten yararlanıp prim ödememeleri mümkün.

Peki, Bağ-Kur’lu çiftçiler nasıl sigortalı oluyor, nasıl prim ödüyor, düşük gelirlilere nasıl borç çıkmaz? Ayrıntılı olarak açıklayalım.

Kimler Tarım Bağ-Kur Sigortalısıdır?

Çiftçinin kendi tarlasında çalışması veya icar alarak başkasının tarlasını sürmesi fark ettirmiyor. Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde veya kamuya ait yerlerde ekim dikim yapanların tümü kapsama giriyor. Önemli olan çiftçinin tarımsal üretim yapıyor olması.

Keza ekip biçtiği tarlalar ister bir dönüm olsun ister bin dönüm olsun yine fark etmiyor. Küçük bir çiftçi de büyük bir çiftçi de başka sosyal güvencesi yoksa tarım sigortalısı olmak zorunda.

Ayni şekilde çiftçinin köyde yaşıyor olması da şart değil. Şehirde yaşıyor olsa da tarımsal işlerle uğraşıyorsa kapsama giriyor, sigortalı olması zorunlu.

Ayrıca bu kapsamdaki çalışmalar yalnızca ekim dikim gibi mahsul kaldırılan ziraatçılık alanlarıyla da sınırlı değil. Ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yoluyla yahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünleri elde edilmesini ve/veya bu ürünlerin yetiştiricileri tarafından; muhafazasını, taşınmasını veya pazarlanmasını yapanların hepsi sigortalı olmak zorunda.

Tüm bu işleri yapan çiftçilerin tarım Bağ-Kur’lusu olması gerekiyor. Böylece adlarına hizmet günü birikiyor, gün gelip emekli olabiliyorlar.

Düşük Gelirli Çiftçiler Prim Borcundan Muaf

Öte yandan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunumuz geliri çok düşük olan çiftçilere muafiyet tanıyor.

Ama “durumum yok” diyen her çiftçiye değil… Bunun için bir sınır var.

Yıllık tarımsal faaliyetlerinden elde ettiği gelirlerden bu tarımsal işler için yaptığı masraflar düşülünce kalan tutarın aylık ortalamasının asgari ücretten az olması lazım.

Bu da yetmiyor, bu durumda olduğunu bağlı olduğu Ziraat Odası’ndan, Ziraat Odalarının olmadığı yerlerde ise tarım ilçe veya tarım il müdürlüklerinden alacakları “Sigortalılık Muafiyet Belgesi” ile ispatlamaları gerekiyor.

Bu belgeyi Ziraat Odası’ndan alıp SGK’ya götürünce adınıza borç çıkmıyor, Bağ-Kur’lu sigortanız donduruluyor.

Bu düzenleme ile düşük gelirli çiftçilere bir de SGK borcu çıkmaması için pozitif ayrımcılık yapılmış.

Tekrar Bağ-Kur’lu Olmak Mümkün

Bu şekilde sigortanı durduranlar isterlerse daha sonra tekrardan Bağ-Kur’lu sigortalarını başlatabiliyor.

Tarımsal gelirlerinin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarının aylık ortalamasının asgari ücretten fazla olduğunu yine yukarıda saydığımız Ziraat Odası’ndan, Ziraat Odalarının olmadığı yerlerde ise tarım ilçe veya tarım il müdürlüklerinden alacağınız belge ile ispatlamanız gerekiyor.

Bu tekrardan başlatma belgesine de “Muafiyet Halinin Kalktığını Gösterir Belge” deniliyor.

Bu belgeyi SGK’ya götürdüğünüzde SGK tekrardan Bağ-Kur sigortanızı başlatıyor.

Başka bir deyişle durumunuz düzelirse SGK’ya başvurup yeniden sigortalı olabiliyor, yeniden emeklilik için gün toplamaya başlayabiliyorsunuz.

Kıssadan Hisse

“Yemine gerek görmeyecek kadar sözlerine sadık ol.”

— Dale Carnegie

Kaynak: www.memurhaber.com

 

 

Bunlar da ilginizi çekebilir...

1 Response

  1. Sedat Aytekin dedi ki:

    Çalıştığım iş yerinde sigortam yaramadığını öğrendim. Ve babadan oğla oğuldan babaya devamlı devir ediliyor işyeri. Ben 06.06.2013 tarihinde işe başladım. Bu tarihten itibaren düzenli olarak yaramadığını farkettim. Bu maduriyetimi 20 sefer 170 şikayet hattını aradım. Fakat hiçbir çare olmadılar. Denetimcilerin geleceklerini söyleyim duruyorlar. Bu şikayetlerim tam 17 ay oldu.
    Sonra bimere 2kere internet üzerinden maduriyetimi sundum bu kurumda SGK ya aktardı. Başka biryer varsa derdimi anlatacağım yer bilmiyorum.
    Avrupa insan haklarına şikayetimi sunsam olurmu.
    Şimdiden teşekkür ediyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir