“Kayıtlı İstihdamın Teşviki Ve Geleceği” Konulu Sempozyum Gerçekleştirildi

   Sosyal Güvenlik Haftası, SSK Başkanlığı, Bağ-Kur Genel Müdürlüğü ve Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü’nün lağvedilerek yerine Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Kuruluş Kanunu’nun Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce kabul edildiği 16 Mayıs tarihini de içine alacak şekilde kutlanmaktadır.Sosyal Güvenlik Haftası ile sosyal güvenliğin bir hafta boyunca yoğun olarak yerel ve ulusal medyada yer alması sağlanarak, vatandaşlarda sosyal güvenlik bilincinin oluşturulup kayıt dışı istihdamın en alt seviyelere indirilmesi hedeflenmektedir.


   Kayıt dışı istihdam, fiili olarak yasal işlerde çalışması bulunan kişilerin, çalışma gün ve/veya ücretlerinin ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına bildirilmemesi ya da eksik bildirilmesidir. Kayıt dışı istihdam; kişilerin yeterli sağlık yardımı alamamaları sebebiyle hastalıkların çoğalması, iş kazası, meslek hastalığı ya da analık durumunda hak ve yardımlardan faydalarından yararlanamaması, uzun vadede yaşlılık durumunda herhangi bir ücret alamaması, dolayısıyla fakirliğin artması, sigorta primlerini ödeyen işyerleri ile ödemeyenler arasında haksız rekabetin ortaya çıkması, devletin prim kaybına uğraması ve sosyal güvenlik açıklarının oluşması, sosyal güvenlik açıklarının kapatılması için bütçeden transfer yapılması ve dolayısıyla bütçe açıklarının oluşması gibi birçok olumsuz sonuç meydana getirmektedir.

   “Çalışma Hayatında Milli Seferberlik” kapsamında sahada aktif rol alan ve Türkiye genelinde 75.000 işverene rehberlik faaliyeti gerçekleştiren Sosyal Güvenlik Denetmenleri, Sosyal Güvenlik Haftası vesilesiyle Sosyal Güvenlik Derneği İstanbul Şubesi ve Bahçeşehir Üniversitesi işbirliğiyle 16 Mayıs 2017’de ‘Kayıtlı İstihdamın Teşviki ve Geleceği’ konulu sempozyum düzenleyerek ülkemizdeki kayıtlı istihdam, kayıt dışı istihdam ve kayıt dışı istihdam ile mücadeleye dikkat çekmek, kayıtlı istihdama akademik bir bakış açısı geliştirilmesi amaçlanmıştır.

   Sempozyum moderatörü Dr. Resul Kurt (SGK E.Baş Müfettişi,Yazar); konuşmacılar Pamukkale Üniversitesi’nden Prof. Dr. Oğuz Karadeniz, İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ömer Ekmekçi, Marmara Üniversitesi’nden Doç. Dr. Saim Ocak, Sosyal Güvenlik Denetmeni ve Sosyal Güvenlik Denetmenler Derneği İstanbul Şube Başkanı Burcu Şensoy’ du.

   Sosyal Güvenlik Haftasında akademik bakış açısıyla sempozyum konuları ve program düzenlenmiştir. Sempozyum, Sosyal Güvenlik Denetmenler Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Burcu ŞENSOY’un açılış konuşması ile başlayarak sempozyumun onursal konuğu Trabzonspor Başkanı Muharrem USTA, Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Şenay YALÇIN, Sosyal Güvenlik Denetmenler Derneği Yönetim Kurulu üyesi Mustafa KILIÇ, İşkur İstanbul İl Müdürlüğü’nü temsilen Zeynep KIRATLI, Sosyal Güvenlik İstanbul İl Müdürü Murat GÖKTAŞ’ ın konuşmaları ve plaket takdimi ile devam etti.

   Sosyal Güvenlik İstanbul İl Müdürü Sayın GÖKTAŞ, SGK’nın hantal yapıdan kurtularak çağın gereksinimlerine hizmet veren bir yapıya sahip olduğunu, eğitim salonlarıyla ayda 2 defa sivil toplum kuruluşlarına planlı eğitimler gerçekleştirdiklerini dile getirmiş, aylık bağlam hızını 1 güne indireceklerini, SGK her kurumdan veri aktarımıyla kayıtdışını önlemede belirli yol katettiklerini, özellikle 1 yıl teşvik kesme cezasında 1 aylık ya da 5 işçi veya çalışan sayısının %1 oranın dikkate alınarak istemeyerek hata yaparak kayıtdışına neden olmuş dürüst işverenleri bu hukuki düzenlemeyle korumanın olumlu olacağının altını çizmiş, fakat bunu dürüstlükle bağdaşmayan işverenlerin tekrarı halinde 1 yıllık teşvikten menin uygulanacağını dile getirmiş, hastane kuyruklarının sona erdiğini, ilaçlara kolay ulaşıldığını dile getirmiştir.

   Sempozyum moderatörü Dr. Resul KURT, SGK e-bildirge ile başlayan elektronik sistemle alt yapısının güçlü olduğuna değinmiş, eksik gün bildirim formlarının işveren üniteleri için ek yük olduğunu, çağın gerisinde kalan Kimlik Bildirim sistemin artık işlevini yitirdiğini, bunun yerine işe giriş ve işten ayrılış bildirgesiyle tıpkı geçmişte 2009 kadar EK/1 ve EK/2 gibi bilgilerin e-sgk alınabileceğini vurgulayarak işverenlerin bu yaptırımdan kurtarılması gerektiğini vurgulamıştır. Denetim mesleğinin zorluklarından bahsetmiş, günümüzde mesleğin artık elektronik ortamla daha hızlı verilere ulaşmasının önemine değinmiştir.

   Prof. Dr. Oğuz KARADENİZ ise ülkemizle, AB ve diğer ülkelerden örneklerle, istatistiki değerlerle birlikte kayıtdışını geniş presfektifte sayısal veriler ışığında karşılaştırılmalı tablolar ile ele almıştır. Özellikle eski denetim sistemlerinin terk edildiğini, e-devlet ve elektronik çağda verilere ulaşılarak denetiminde tüm tabana yaygınlaştırılarak kayıtdışının önleneceğini açıklamıştır. Uydudan tarımsal alanlardaki verimin kaç işçi ile yapıldığının belirlenmesiyle, kaçak işçilik olup olmadığının belirlenmesi, çalışma çekleri, kısmi süreli çalışmaları örnek olarak sunmuştur. Küçük işletmelere prosedür anlamında tıpkı Evlerde çalışan ev hizmetlileri gibi bir sistemin oluşturulması halinde Esnaf ve Sanatkar yanında çalışanların kolay sigorta kavramının oluşması gerektiğinin altını çizmiştir. Özellikle istihdam artıran kurumsal işletmelerin %5 teşviklerle değil, onlar için özendirici teşvikler verilmesi gerektiğini, işletmeler büyüdükçe işletmeye özel teşviklerin hayata geçirilmesini, karma teşviklerin verilmesini, prim yüklerinin azaltılmasını ayrıca kayıtdışılıkla mücadelede Sosyal Güvenlik Denetmenlerinin önemini vurgulamıştır.

   Prof. Dr. Ömer EKMEKÇİ ise, tespit davalarını hukuksal gözle anlatırken, tespit davalarının kazanılmasıyla birlikte sadece uzun vadeli sigorta haklarından bahsedilmeyeceğini, tüm sigorta haklarına kavuşacağına, 2014 yılında yapılan düzenlemeyle artık tespit davalarında ise SGK fer’i müdahil olacağının da altını çizmiştir.5 yıl zaman aşımı süresinin yetersizliğini dile getirmiştir. Sigorta hakkının vazgeçilmez olduğunu, uzlaşma olmayacağını feragat hakkını bulunmadığını taraflar davalara gelmese de 5 yıl içinde ortadan kalkacağını vurgulamıştır.

   Doç. Dr. Saim OCAK 4857 sayılı Kanununla vurgulanan yarım çalışma ödeneği ve kadınların çalışma hayatı içinde daha çok yer alması hedef alınsa da bazı aksaklıkların düzeltilmesi gerektiğine değinmiştir. Özellikle ülkemizde kısmi çalışma kültürü olmadığını vurgulamış, yabancı işçi çalıştırmanın sıkıntılarına değinmiştir.

   Sosyal Güvenlik Denetmenleri Derneği İstanbul Şube Başkanı Burcu ŞENSOY, Sosyal Güvenlik Denetmenlerinin kayıtdışının önlenmesi adına özveriyle çalıştıklarını, 1800 denetmenin sahada bu hususun takipçisi olduğunu dile getirmiştir.

   Sayın ŞENSOY, “Ülkemizin refah seviyesinin yükselmesi ve güçlü bir ekonomi için kayıt dışı istihdam ile mücadele ve kayıtlı istihdamın teşviki büyük önem arz ediyor, kayıt dışı istihdam ile mücadelede en etkili yol denetim ve bilinçlendirme, sosyal güvenlik kültürü yatmaktadır. 2002 yılında %56 civarlarında olan kayıt dışı istihdamın 2016 yılında %33’lere gerilemesindeki en büyük rolü yerinde denetim gerçekleştiren Sosyal Güvenlik Denetmenlerinindir. Yine kayıtlı istihdamın teşviki ve yeni istihdam yaratılması için gerçekleştirilen ‘Çalışma Hayatında Milli Seferberlik’ kapsamında Sosyal Güvenlik Denetmenleri tarafından 20 Mart- 28 Nisan tarihleri arasında Türkiye genelinde 75.000 işveren bilgilendirilmiştir. Ayrıca Sosyal Güvenlik Denetmenleri 2008 Ekim- 2017 Şubat arasında 64.490 işyeri ve 273.987 sigortalı kayıt dışı olarak tespit ederek kayıtlı hale getirmişlerdir.” diyerek ayrıca denetim mesleğinin ciddiyetinin yanında, zor ve özveri isteyen bir meslek olduğunun önemine değinmiştir.

   Sempozyum, Soru-Cevap bölümüni takiben değerli hocalarımıza plaket takdim edilmesi ile birlikte başarı ile sona ermiştir.


   Dr. Resul Kurt (SGK E. Başmüfettişi,Yazar) 18.05.2017 tarihli STAR Gazetesi’ ndeki köşe yazısında Sosyal Güvenlik Denetmenlerince düzenlenen “Kayıtlı İstihdamın Teşviki Ve Geleceği” Konulu Sempozyuma değinmiştir. Dr. Resul KURT yazısında “Bu hafta, “Sosyal Güvenlik Haftası”nı kutluyoruz. Sosyal güvenlik bilincinin artırılması amacıyla başta okullar, fabrikalar, işletmeler olmak üzere pek çok yerde SGK yöneticileri ve çalışanları tarafından etkinlikler düzenleniyor. 1990’lı yılların ortalarında başlayan SSK ve SGK’daki çalışmam bana hayatımın en mutlu ve en güzel günlerini yaşama imkanı verdi. Belki binlerce işyerinde onbinlerce çalışana sosyal güvenlikle tanışma ve sigortalılık, emeklilik haklarından faydalanmaya vesile oldum. Bu bilincin yaygınlaştırılması ve sosyal güvenliğin toplumda önemli bir yer edinmesinde az-çok bir katkım oldu. Önceki gün, Bahçeşehir Üniversitesi’nin ev sahipliğinde ve Sosyal Güvenlik Denetmenleri Derneği tarafından düzenlenen ‘Kayıtlı İstihdamın Teşviki ve Geleceği Sempozyomu’ ile ülkemizin önemli sorunlarından kayıtdışı istihdamı mercek altına aldık.
   Kayıt dışı istihdam, herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olmadan çalışma ve çalıştırma olarak tanımlanmaktadır. Türkiye’de kayıt dışı istihdamın seyri incelendiğinde yıllar itibarıyla düşüş gösterdiği görülmektedir. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2004 yılında %50,1 olan kayıt dışı istihdam oranı 2014 yılında yüzde 35 olarak gerçekleşmiştir.
   Türkiye’de 2016 Ekim ayı itibariyle 20 milyon 490 bin kişinin aktif sigortalı olup, kayıt dışı istihdam yüzde 33’e gerilemiştir. Özellikle SGK teşviklerinin kayıtdışı istihdamı ciddi şekilde azalttığı görülmektedir. İşverenlerin hem prim yükündeki azalmalar hem de beş puanlık prim teşviklerinden mahrum kalınmaması için dikkat etmesi kayıtdışını azaltmıştır.
   Kayıt dışı istihdam, sosyal güvenlik açısından “niteliği itibariyle yasal işlerde çalışarak istihdama katılan kişilerin, çalışmalarının gün veya ücret olarak ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına hiç bildirilmemesi ya da eksik bildirilmesi” olarak tanımlanabilir.” demiştir. Kaynak: http://www.star.com.tr/yazar/sigortali-hayat-ne-rahat-yazi-1218536/

Bunlar da ilginizi çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir