Denetmen Gözüyle İş Kanununa Bakış

    İşçinin korunması gerekçesi ile ortaya çıkan İş Kanunu ülkemizde ilk olarak Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılmış, 1936 yılında 3008 sayılı ilk İş Kanunumuz çıkartılmıştır. Bu kanun, devlet öncülüğündeki sanayileşmenin izlerini taşımaktadır. Sosyal Devlet ilkesinin 1961 Anayasası ile benimsenmesi ile birlikte grev hakkı, sendikal örgütlenme ve toplu pazarlık haklarının tanınması ile yeni bir düzenleme yapılmıştır. 1967’de 931 sayılı İş Kanunu çıkartılmış ancak Anayasa Mahkemesi tarafından şekil yönünden iptal edilince 1971 yılında yeni düzenlemeler ile 1475 sayılı İş Kanunu yürürlüğe girmiştir. Küreselleşmenin gelişimi ve Avrupa Birliği’ne üyelik süreci ile mevzuatta değişiklikler yapılması gerekmiştir. Bu bağlamda hükümet, işçi ve işveren temsilcilerinden oluşan Bilim Kurulu tarafından 4857 sayılı İş Kanunu hazırlanarak 2003 yılında yürürlüğe girmiştir.

   İşverenler ile bir iş sözleşmesine dayanılarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemek amacını taşıyan İş Kanunun özünde bağımlı olarak çalışma ve bu doğrultuda ortaya çıkan iş ilişkilerinin düzenlenmesi vardır.

  4857 sayılı İş Kanununun 4. maddesinde istisnalar sayılmıştır. Bu madde dışında kalan bütün işyerleri, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekilleri ve işçiler, faaliyet konularına bakılmaksızın İş Kanunu kapsamındadırlar.

   Kanunun 4. maddesine göre, aşağıda belirtilen işlerde ve iş ilişkilerinde İş Kanunu hükümleri uygulanmaz;

   a) Deniz ve hava taşıma işlerinde,

   ( Deniz İş Kanunu kapsamına giren deniz, göl ve nehirlerdeki taşıma işleri İş Kanunun kapsamı dışında bırakılmıştır. Kıyılarda, liman ve iskelelerde gemilerden karaya, karadan gemilere yapılan yükleme ve boşaltma işleri; ayrıca Deniz İş Kanunu kapsamına girmeyen ve tarım işlerinden de sayılmayan balıkçılık, süngercilik gibi denizlerde çalışan su ürünleri üreticileri işleri İş Kanunu kapsamına girer.)

   ( Hava taşıma işlerinde, pilot, hostes gibi uçan ekip hakkında İş Kanunu hükümleri uygulanmaz ancak havacılığın yer tesislerindeki tüm işler İş Kanunu kapsamındadır. )

   b) 50’den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde, (50 üzeri tarım işçisi çalıştıran işyerleri Kanun kapsamına 1475 sayılı Kanun ile alınmış, 4857 sayılı Kanun ile de devam etmiştir. )

   c) Aile ekonomisi sınırları içinde kalan tarımla ilgili her çeşit yapı işleri,

   d) Bir ailenin üyeleri ve 3. dereceye kadar (3. derece dahil) hısımları arasında dışardan başka biri katılmayarak evlerde ve halıcılık, dokumacılık gibi el sanatlarının yapıldığı işlerde,

   e) Ev hizmetlerinde, ( Bu tür işlerde çalışanlar 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanuna göre sigortalı oldukları halde İş Kanunu kapsamında değildir.)

  f) İş sağlığı ve güvenliği hükümleri saklı kalmak üzere çıraklar hakkında, (Çıraklar, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanuna göre iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortalarından yararlanır. Anne, baba veya eşleri üzerinden sağlık güvenceleri yoksa genel sağlık sigortasına tabii olurlar.)

  g) Sporcular hakkında, (Yargıtay 9.dairesi 2010/ 35814 kararı uyarınca antrenörler İş Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.)

   h) Rehabilite edilenler hakkında,

   ı) 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanununun 2. maddesinin tarifine uygun üç kişinin çalıştığı işyerlerinde (Bu istisnanın işçileri korumak amacı yönünde güncellenmesi gerekmektedir.)

   Son olarak fikir ve sanat işi yapanlar (yazar, ressam, muhabir, spiker, gazeteci vb.) Basın İş Kanunu kapsamında kabul edilmeli ve İş Kanunu kapsamı dışında ele alınmalıdır.

Burcu ŞENSOY
Sosyal Güvenlik Denetmeni

Bunlar da ilginizi çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir